<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oyun &#8211; ÇoÇoDer</title>
	<atom:link href="https://cocoder.org.tr/etiket/oyun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cocoder.org.tr</link>
	<description>Çorapsız Çocuklar Derneği</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Jun 2022 07:55:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/02/cropped-logo-1-1-1-32x32-optimized.png</url>
	<title>Oyun &#8211; ÇoÇoDer</title>
	<link>https://cocoder.org.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇoÇoDer Röportaj Serisi- 1 : Büyüklerin Tasarladığı Bir Oyunda Oynamak</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-1/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elif Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2022 05:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=9795</guid>

					<description><![CDATA[Çorapsız Çocuklar Derneği Blog Ekibi olarak yeni bir seriye başlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. &#8220;ÇoÇoDer Röportaj Serisi&#8221; başlığı altında uzmanlar, gönüllüler ve birçok farklı kişiyle çocuk işçiliğine dair paylaştığımız duyguları ve bilgileri size de blog üzerinden iletiyor olacağız. Serinin ilk röportajlarını bizim için oldukça önemli bir tarih olan &#8220;12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü&#8221; için &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-1/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">ÇoÇoDer Röportaj Serisi- 1 : Büyüklerin Tasarladığı Bir Oyunda Oynamak</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorapsız Çocuklar Derneği Blog Ekibi olarak yeni bir seriye başlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. &#8220;ÇoÇoDer Röportaj Serisi&#8221; başlığı altında uzmanlar, gönüllüler ve birçok farklı kişiyle çocuk işçiliğine dair paylaştığımız duyguları ve bilgileri size de blog üzerinden iletiyor olacağız.</p>
<p>Serinin ilk röportajlarını bizim için oldukça önemli bir tarih olan<span style="color: #000080;"> <a style="color: #000080;" href="https://cocoder.org.tr/12-haziran-dunya-cocuk-isciligiyle-mucadele-gunu/" target="_blank" rel="noopener"><strong>&#8220;12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü&#8221;</strong></a></span> için hazırladık. Bu önemli günde çocukluğunda çalışmak durumunda kalmış kişilerle röportaj yapmanın, onların hikayelerini sizlere aktarmanın daha anlamlı olacağını düşündük.</p>
<p>Herkese iyi okumalar dileriz.</p>
<p><strong>Merhaba, öncelikle biraz sizi tanımak isteriz. </strong></p>
<p>1992 yılında Batman&#8217;da bir köyde dünyaya geldim. Ailemin anlattıklarına göre,  kendi kendine yeten bir ekonomiye sahip iken köyü terk etmemiz gerekmiş ve Manisa’nın Salihli bölgesine yerleşmişiz. Burayı tercih etmelerindeki sebeplerin başında, köyde edindikleri tarımsal bilgiyi ve beden gücünü kullanarak hayatlarını devam ettirecek ekonomik kazanç sağlamakmış. Pamuk tarlalarında, üzüm bağlarında ve tavuk çiftliklerinde çalışmışlar. Buradan sonra İstanbul’a göç etmişler çünkü bulundukları yerde yaşam koşulları oldukça zormuş. Ben de okula burada başladım. İlkokul, ortaokul, lise ve hatta üniversiteyi İstanbul’da okudum. Şu anda mezunum ve iş arama sürecindeyim. Aynı zamanda akademik olarak hedeflerim var, bunları gerçekleştirmek için şartlarımı zorluyorum.</p>
<p><strong>Sizin için çocuk işçiliği nasıl başladı? Sizi çocuk işçiliğine yönelten nedenler hakkında bilgi verebilir misiniz?</strong></p>
<p>Hafızam beni yanıltmıyorsa, Fransız bir şairin: &#8220;Yaralarım benden önce de vardı, ben onları bedenimde taşımak için doğmuşum.&#8221; şeklinde bir söylemi vardı. <span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Sorduğunuz soruyu cevaplamadan önce aklıma bu söylem geldi çünkü benim işçiliğe başlamam benden önce açılmış bir yarayı üzerimde taşımam anlamına gelmekteydi. Üzerimde taşıdığım yara ise yoksulluk olarak tanımlanabilir.</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;"> İçinde bulunduğumuz süreçte de oldukça sert bir şekilde deneyimlediğimiz yoksulluk bir miras gibi ebeveynlerden çocuklarına kalıyor. Tabi aradan sıyrılanlar oluyor; mesela milyonlarca kişinin girdiği sınavda bir veya iki yoksul çocuk başarı gösterdiğinde televizyon ve yazılı basında günlerce yer ediniyor. Herkes gibi bizler de bunu görmekteyiz. Buradan da anlaşılacağı üzere, yoksul ve kültürel sermayesi bulunmayan bir ailede doğan çocuğun bu zinciri kırması oldukça zor. Aksi takdirde bu durum haber değeri taşımazdı diye düşünüyorum. Bu durumu özetleyen harika bir Jacques Prevert şiiri vardır:</span></p>
<blockquote><p>SARDALYECİ KADINLARIN TÜRKÜSÜ</p></blockquote>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Dönün bakalım dönün                                                                       </span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Ufacık kızlar</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Dönün fabrikanın etrafında</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Handiyse girersiniz siz de içeri</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Dönün bakalım dönün</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Balıkçı kızları</span></p>
<p>Balıkçı yetimleri</p>
<p>Beşiğinizin etrafına dizilen</p>
<p>Melekler vardı ya hani</p>
<p>Belli fabrika sahibinden para yedikleri</p>
<p>Tutup alınyazınızı yazmışlar</p>
<p>Yazılacak birşey olsaydı bari</p>
<p>Siz yok yoksul yaşayacaksınız</p>
<p>Biçok da çocuğunuz olacak</p>
<p>Ama biçok çocuğunuz</p>
<p>Onlar da yok yoksul kalacak</p>
<p>Onların da biçok çocuğu olacak</p>
<p>Ama biçok çocuğu</p>
<p>Biçok çocuğu ama</p>
<p>Dönün bakalım, dönün</p>
<p>Ufacık kızlar.</p>
<p>Dönün fabrikanın etrafında</p>
<p>Handiyse girersiniz siz de içeri</p>
<p>Dönün bakalım dönün</p>
<p>Balıkçı kızları</p>
<p>Balıkçı yetimleri</p>
<p>Şiirde de çok güzel bir şekilde vurgulandığı gibi, etrafında döndüğüm tekstil atölyelerinde, seyyar satıcılık, ayakkabı boyacılığı, selpak satmak gibi çeşitli işlerde çalışmak zorunda kaldım. Bu çalışma ekonomik bir zorlama neticesinde oldu. Yani yoksulluk, çocuk işçi olarak çalışmama neden oldu.</p>
<p><strong>Bu süreçte karşınıza çıkan zorluklar nelerdi? Ailenizin ya da çevrenizdekilerin bu duruma karşı davranışları nasıldı? Rahatsız hissettiğiniz durumlar ya da davranışlarla karşılaştınız mı?</strong></p>
<p>İnsan da birçok canlı türü gibi hayatı oyun oynayarak, oyunlar kurgulayarak öğrenen bir canlıdır. Bir çocuğun  oynaması gereken döneminde yaşıtları ile oyun oynayamaması üzerinde durulması gereken bir noktadır.</p>
<blockquote><p>Çocuğun kurgulaması gereken oyun dışında; kurgunun öznesi olması ve büyüklerin tasarladığı bir &#8220;oyunda&#8221; oynamak kuşkusuz eksik yaşanmış bir hayat anlamına gelir.</p></blockquote>
<p>Dolayısıyla çalıştırılan çocuk veya çalıştırılmak zorunda bırakılmış, büyüklerin kurguladığı oyunun acımasızlığına da dâhil olmuş olur. Ben de bu zorlukları yaşadım. Bir kısmı travma olarak benimle beraberdir.</p>
<p>Bunların birinden bahsetmem gerekirse, lise okuduğum zamanlarda yaptığım çeşitli işlerden birisi olan inşaat işçiliğidir. İnşaatın 3. katından dengemi kaybederek düştüğümde şunları duymuştum: &#8220;Şunun sigorta girişini yapın da başımıza bela olmasın.&#8221; Bunu söyleyen patronumdu ve söylediği kişi de ustamdı. O gün sigorta girişim yapıldı ki başlarına bela olmayayım. İnşaattan düşmem yetmezmiş gibi bu söylem de psikolojik olarak hasara uğramama sebep oldu.</p>
<p>Bunun dışında zabıtalar, diğer seyyar satıcıları… Bunların hepsi zorluk olarak karşıma çıkıyordu. Bedenimin yorulmasından, sınıf arkadaşlarımı gördüğümde yaşadığım utanma duygusundan ve nicelerinden bahsetmiyorum bile.</p>
<p><strong>Çocuk işçi olduğunuz dönemde hoşnut olduğunuz bir durum oldu mu? Bu dönemde kurduğunuz hayaller nelerdi?</strong></p>
<p>Yaşıtlarım ile beraber çalıştığımızda, yaptığımız işi oyuna dönüştürüyorduk. Bu, bu denli olumsuz bir durumu biraz daha katlanılır kılmaya yarıyordu.  Çocukken kurduğum hayaller arasında Adidas’ın &#8220;süperstar&#8221; ayakkabısına ve Timberland’ın sarı botlarına sahip olmak vardı.</p>
<p>Bununla beraber İstanbul Üniversitesi’nde okumak gibi bir hayalim de vardı. Ayakkabıları alamadım ama istediğim üniversiteden mezun oldum.</p>
<p><strong> </strong><strong>Çocuk işçiliği yaptığınız dönem ne kadar sürdü? </strong></p>
<p>Çocuk işçiliğim, büyük işçi olana kadar sürdü. Çocukken parçalı işler yaptığımı belirtmiştim. Bazen ara verdiğim oluyordu ama bu aralarım genelde çok uzun sürmüyordu.</p>
<p><strong>Hayatınızda hangi noktada &#8220;</strong><strong>B</strong><strong>en çocuk işçiyim.&#8221;</strong><strong> dediniz? </strong></p>
<p>Çocuk işçi kavramından ziyade çalışmak zorunda olan çocuk veya çalıştırılan çocuk kavramlarını kullanmak daha doğru olabilir diye düşünüyorum. O dönem bir akvaryumda yaşıyordum ve akvaryumda yaşayan kişi akvaryumda yaşadığını bilemeyebilir. Akvaryumun dışından yani çocukluğumun dışına çıkarak baktığım da  &#8220;Ben çocukken de işçiymişim.&#8221; diyorum.</p>
<p><strong>Şimdi bu alanda mücadele eden bir STK olarak bize önerileriniz nelerdir? O zamanlarda var olsaydık bizden neler yapmamızı isterdiniz?</strong></p>
<p>Bu alanda çalışan, emek sarf eden tüm kişi ve kuruluşlar önemli bir teşekkürü hak ediyor. Bununla beraber, bu kurumların kavramları doğru kullanmaya dikkat etmeleri gerekiyor. Örneğin çocuk işçi kavramı çocuğun bir iradesi varmış gibi bir algı yaratabilir. Bunun yerine çalışmak zorunda bırakılmış çocuk veya çalıştırılan çocuk gibi kavramlar sorunu daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.</p>
<p>Bir başka önerim ise, çalıştırılan çocuklar meselesini ekonomik durumdan bağımsız değerlendirmemeleri gerektiğidir. Çocuk emeğinin sömürüsü bir sonuç olarak ve konu bağlamından koparılmadan, bütüncül bir şekilde değerlendirilmelidir.</p>
<p><strong>Röportajımıza katılımınız ve paylaşımlarınız için teşekkür ederiz. *</strong></p>
<p>*Röportaj sahibinin isteği üzerine anonim olarak yayımlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>23 Nisan Çocuk Bayramını Evlerimizde Kutlayalım</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ÇoÇoDer - Çorapsız Çocuklar Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2021 13:55:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=8338</guid>

					<description><![CDATA[Bu yıl pandemi sebebiyle 23 Nisan’da da hepimiz evlerimizdeyiz. Biz büyüklerin her anlamda oldukça zorlandığı bu dönemde çocukların da sosyal ve fiziksel gelişimlerinin olumsuz etkilendiğini söylemek yanlış olmaz. 23 Nisan’da onlarla evde de olsa kaliteli vakit geçirmek, onlara bugünü anlatmak, yaşatmak ve sevdirmekte görev biz büyüklere düşüyor. Bu yazımızda çocuklarla birlikte; onları harekete geçirmek ve &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">23 Nisan Çocuk Bayramını Evlerimizde Kutlayalım</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl pandemi sebebiyle <strong>23 Nisan’da</strong> da hepimiz evlerimizdeyiz. Biz büyüklerin her anlamda oldukça zorlandığı bu dönemde çocukların da sosyal ve fiziksel gelişimlerinin olumsuz etkilendiğini söylemek yanlış olmaz.</p>
<p><strong> 23 Nisan’da</strong> onlarla evde de olsa kaliteli vakit geçirmek, onlara bugünü anlatmak, yaşatmak ve sevdirmekte görev biz büyüklere düşüyor. Bu yazımızda çocuklarla birlikte; onları harekete geçirmek ve eğlendirmek için yapabileceğimiz altı etkinliği* sizler için sıraladık:</p>
<h2>Balon Tenisi</h2>
<p>Evdeki malzemelerle hazırlayabileceğiniz raketlerle balon tenisi, çocukların evde de hareket etmesini sağlayacak güzel bir aktivite olabilir. Yapmanız gerekenler sadece köpük tabaklara veya kalın mukavva kartona bir kalem ya da çubuğu sabitlemek ve balonu şişirmek. Sonrasında balon hazırlanan raketlerle yere düşürülmeden karşı tarafa atılmaya çalışılır. Unutmayın balonu yere düşüren oyunu kaybeder!</p>
<h2>Hoparlör Yapma Etkinliği</h2>
<p>Bayramı coşkuyla bir arada kutladığımız günlerdeki gibi müziği son ses açıp dans etmek her çocuğu mutlu eder. Evde de kendi hoparlörünüzü yapabilmeniz için gerekli malzemeler şöyledir: bir adet tuvalet kağıdı rulosu, iki adet karton bardak, yapıştırıcı ve makas. Rulo orta kısmından Telefon girebilecek şekilde kesilir.</p>
<p>Daha sonra bardaklara da rulonun her iki tarafına takılacak şekilde rulonun çapı kadar yuvarlaklar açılır. Son olarak bardaklar ruloya yapıştırıcı yardımıyla sabitlenir. Artık yapmamız gereken telefonu el yapımı hoparlöre yerleştirmek ve dans etmek!</p>
<h2>Kör Ressam Oyunu</h2>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-8343 size-full" src="https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-optimized.jpg" alt="23 Nisan Çocuk Bayramını Evlerimizde Kutlayalım" width="1200" height="675" srcset="https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-optimized.jpg 1200w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-300x169-optimized.jpg 300w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-1024x576-optimized.jpg 1024w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-768x432-optimized.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>İhtiyacınız olan malzemeler: kağıt, kalem ve gözleri bağlamak için bir bez. Oyunumuzda bir kişi gözleri bağlı şekilde önünde bir kağıt ve kalemle oturur. Diğer kişi ise ona kağıtta aklından tuttuğu bir nesne, hayvan ya da aklına gelen bir cismi çizdirir. Kör ressam, bu resmin ne olduğunu tahmin etmeye çalışır.</p>
<h2>Temizliğin Gücü Deneyi</h2>
<p>Bilime meraklı minikler için çok basit malzemelerle hem onları şaşırtacak hem de temizlik konusunda farkındalık kazandıracak bir deneye de listemizde yer verdik. Bunun için bir kaba su doldurulur ve tüm yüzeyini kaplayacak şekilde karabiber ilave edilir. Parmağa bir miktar sabun alınır ve karabiberli yüzeye dokundurulur. Dokunduğunuz yüzeyde bulunan karabiberlerin kenarlara kaçıştığını göreceksiniz.</p>
<h2>Sıcak-Soğuk Oyunu</h2>
<p>Hepimizin bildiği hiç eskimeyen oyunlardan biri olan “Sıcak-Soğuk” da çocuklar için güzel bir alternatif olabilir. Saklanabilecek küçük bir nesne seçilir ve oyunculardan biri ebe olur. Oyuncular arasından bir ebe seçilir. Saklamak için bir nesne seçilir. Ebe oyun alanının dışına çıkarılıp geride kalanlarla birlikte bu nesne saklanır.</p>
<p>Ebenin görevi bu nesneyi bulmaktır. Ebeyi, diğer çocuklar nesneye yaklaştığında “sıcak” nesneden uzaklaştığında ise “soğuk” diyerek yönlendirirler. Ebe nesneyi bulunca kendi istediği birisini ebe seçer. Ebeye süre verilerek ya da nesnelerin sayısı artırılarak oyun çeşitlendirilebilir.</p>
<h2>&#8220;İçinde ne var?&#8221; Oyunu</h2>
<p>Son oyunumuzda, nesneleri tahmin edecek kişinin gözleri kapatılır. Birkaç kabın içine birbirinden farklı nesneler (meyve, sebze, eşya, elle yoklanabilecek yiyecekler vb.) yerleştirilir. Daha sonra gözleri kapalı oyuncu, bu nesneleri dokunarak ya da koklayarak tahmin etmeye çalışır.</p>
<p>*Küçükçekmece Belediyesi &#8220;Evde Çocuklarla Yapılacak Eğlenceli 100 Etkinlik&#8221; <span style="color: #000080;"><strong><a style="color: #000080;" href="https://kucukcekmece.istanbul/Content/dosya/31298/etkinlik-gorselleri-68428-1133371.pdf" target="_blank" rel="noopener">listesinden</a> </strong></span>esinlenilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
