NASIL DAVRANMALI

Nasıl Davranmalı?

0 Yorum

Genç bir hasta kilo sorunları sebebiyle diyetisyene başvurur. Önerilen diyet programına uyarak kilo vermeye başlamıştır ancak bu durum düşündüğümüz kadar sürekli olmaz ve verilen kiloları tekrardan almaya başlar. Uzun bir dönem bu sorunla karşı karşıya kalarak kilo vermeye  devam etmektedir.

Uzun süren bu soruna çare bulamayan diyetisyen sorunun farklı olacağını düşünerek genç hastayı psikiyatri kliniğine yönlendirmeye karar verir. Psikiyatrist ile görüşmeler başlar. Yine bir dönem süren bu arayış sonuç vermez ve herhangi bir sebep bulunamaz. Daha sonra genç hastanın çocukluğuna bir iniş yaşanır ve işte sorunun ana kaynağı buradadır. Çocukluğunda kendinden yaşça büyük birinin tacizine maruz kalmış ve bundan çok etkilenmiştir. Bilinçaltında eğer kilolu olursa hatlarının belli olmayacağını ve dolayısıyla dikkat çekmeyeceğini düşünen hasta bu nedenle kilo verememektedir. Durumun sebebini anladıktan sonra sorunun ana kaynağını öğrenen genç hasta şikayetinin sebebinin bu olacağını hiç düşünmediğini ve olanak vermediğini söyler. O andan sonra da seneler boyu kilo alımına sebep olan bu travma tedavi edilmeye başlanır.

Bir çocuğun anne karnından itibaren algıları ve duyguları gelişir. Aile büyüklerinden, etrafından ya da kendisinden etkilenmeye başlar. Kulağına çalınan herhangi bir müzik, içinde bulunduğu sohbetler ya da onu kötü hissettirecek herhangi bir durum korunmasız çocuğun omuzlarına yük olarak biner. Uzun süre boyunca etkisini yoğun şekilde belli ederek ya da etmeyerek yaşarken, geri kalanını ise ileriki hayatları boyunca beraberinde taşırlar. Her insana hayatları boyunca bir kez verilen bu ‘çocuk olabilme’ şansı hayati önem taşır ve bu nedenle koskoca hayatın dönüm noktasıdır.

Bazen yanlış davranabilir ya da hata yapabiliriz , bir çocuğa nasıl davranacağımızı tamamen bilemeyiz ya? Ama hep böyle olmak zorunda da değil. Öğrenmenin zamanı ya da mekanı yoktur. Bize önemsiz gelen diyaloglar bile bir çocuk için çok önem arz edebiliyorken bundan kaçınmayarak, kendimizi bu konuda eğitip, etrafımızda buna uyum sağlaması gereken herkesi de uyarmalı ve bu düşünceyi aşılamalıyız. Bir çocuğun geleceği iki dudağın arasında, bir seste, bir mimikteyse bunu yapmak bu kadar da zor olmamalı.

+ yazı

ÇoÇoDer – Çorapsız Çocuklar Derneği; çalışan veya çalıştırılan çocuk işçilerin eğitim ve temel haklarından mahrum kalmaması için 11 Aralık 2020’de Gaziantep’te kurulmuş bir dernektir.

ÇoÇoDer - Çorapsız Çocuklar Derneği

ÇoÇoDer – Çorapsız Çocuklar Derneği; çalışan veya çalıştırılan çocuk işçilerin eğitim ve temel haklarından mahrum kalmaması için 11 Aralık 2020’de Gaziantep’te kurulmuş bir dernektir.