<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çocuk &#8211; ÇoÇoDer</title>
	<atom:link href="https://cocoder.org.tr/etiket/cocuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://cocoder.org.tr</link>
	<description>Çorapsız Çocuklar Derneği</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Jun 2022 07:55:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/02/cropped-logo-1-1-1-32x32-optimized.png</url>
	<title>Çocuk &#8211; ÇoÇoDer</title>
	<link>https://cocoder.org.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ÇoÇoDer Röportaj Serisi- 2 : Hem Aileler Hem Çocuklar Bilinçlenmeli</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-2/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elif Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2022 05:00:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk işçiliğiyle mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=9807</guid>

					<description><![CDATA[Çorapsız Çocuklar Derneği Blog Ekibi olarak yeni bir seriye başlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. &#8220;ÇoÇoDer Röportaj Serisi&#8221; başlığı altında uzmanlar, gönüllüler ve birçok farklı kişiyle çocuk işçiliğine dair paylaştığımız duyguları ve bilgileri size de blog üzerinden iletiyor olacağız. Serinin ilk röportajlarını bizim için oldukça önemli bir tarih olan &#8220;12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü&#8221; için &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-2/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">ÇoÇoDer Röportaj Serisi- 2 : Hem Aileler Hem Çocuklar Bilinçlenmeli</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorapsız Çocuklar Derneği Blog Ekibi olarak yeni bir seriye başlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. &#8220;ÇoÇoDer Röportaj Serisi&#8221; başlığı altında uzmanlar, gönüllüler ve birçok farklı kişiyle çocuk işçiliğine dair paylaştığımız duyguları ve bilgileri size de blog üzerinden iletiyor olacağız.</p>
<p>Serinin ilk röportajlarını bizim için oldukça önemli bir tarih olan <span style="color: #000080;"><a style="color: #000080;" href="https://cocoder.org.tr/12-haziran-dunya-cocuk-isciligiyle-mucadele-gunu/" target="_blank" rel="noopener"><strong>&#8220;12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü&#8221;</strong></a> </span>için hazırladık. Bu önemli günde çocukluğunda çalışmak durumunda kalmış kişilerle röportaj yapmanın, onların hikayelerini sizlere aktarmanın daha anlamlı olacağını düşündük.</p>
<p>Herkese iyi okumalar dileriz.</p>
<p><strong>Merhaba öncelikle biraz sizi tanımak isteriz.</strong></p>
<p>Gaziantep&#8217;in küçük bir köyü olan Bülbül köyünde doğdum,  büyüdüm. Şu an yirmi üç yaşındayım. Hatay&#8217;da İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyorum.</p>
<blockquote><p>Çocukluğum hem çok eğlenceli hem de çok yorucuydu.</p></blockquote>
<p><strong>Sizin için çocuk işçiliği nasıl başladı? Sizi çocuk işçiliğine yönelten nedenler hakkında bilgi verebilir misiniz? </strong></p>
<p>Çocuk bir işçi olduğumu bu kavramı öğrendiğim zaman fark ettim yani 18 yaşımda. Fark ettim ki ailem beni tarlada, dağda, evde, her yerde çalıştırmış. Tabii ki her çocuk, ailesi için bir şeyler yapmak ister. Ama ben okuldan gelince her gün hayvanları otlatmaya giderdim ve ayda on veya on beş gün boyunca ailemle tarlada çalışmaya giderdik. Evde ise annem bana ortanca çocuk olduğum için sürekli iş yaptırırdı. Ama bu işler ağır işlerdi.</p>
<blockquote><p>Beni çocuk işçiliğine yöneltenin ailem olduğunu düşünüyorum.</p></blockquote>
<p><strong> </strong><strong>Bu süreçte karşınıza çıkan zorluklar nelerdi? Ailenizin ya da çevrenizdekilerin bu duruma karşı davranışları nasıldı? Rahatsız hissettiğiniz durumlar ya da davranışlarla karşılaştınız mı? </strong></p>
<p>Bir çocuk olarak çok yoruluyordum ve eğitimime tam olarak odaklanamadım. Ailem durumun farkında bile değildi.</p>
<p><strong> </strong><strong>Çocuk işçi olduğunuz dönemde hoşnut olduğunuz bir durum oldu mu? Bu dönemde kurduğunuz hayaller nelerdi? </strong></p>
<p>Hayır. Ailemi memnun edip düzgün bir mesleğe sahip olmak, dünyayı gezip mutlu olmaktı hayallerim.</p>
<p><strong> </strong><strong>Çocuk işçiliği yaptığınız dönem ne kadar sürdü? </strong></p>
<p>Beş yıl veya daha fazla bir süreç.</p>
<p><strong>Hayatınızda hangi noktada &#8220;</strong><strong>B</strong><strong>en çocuk işçiyim</strong><strong>.&#8221; </strong><strong>dediniz? </strong></p>
<p>Bir birey olduğumu anladığım zaman büyüdüğüm zaman dedim ki ben çocuk işçiymişim.</p>
<p><strong>Şimdi bu alanda mücadele eden bir STK olarak bize önerileriniz nelerdir? O zamanlarda var olsaydık bizden neler yapmamızı isterdiniz?</strong></p>
<p>Size tek önerim şu olabilir; ben bir çocuk işçiydim ve bu durumu büyüdükçe fark ettim. Siz bu farkındalığı daha küçük yaşlara indirgeyip çocuk işçiliğinin önünü kesebilirsiniz. Bir diğer konu ise çocuk işçiler, sadece sokaklarda mendil satan veya ayakkabı boyayan çocuklar değil bence. O yüzden aile içinde de bu konu ile ilgili eğitim verilmeli diye düşünüyorum. Ben bir çocuk işçiydim ve ailem bu kavramı bile bilmediği için farkında değildi. Hem aileler hem de çocuklar bilinçlendirilmeli. Sadece büyük şehirler değil küçük beldelere ve köylere de sık sık gidilip kuytu köşede çocuk işçiliğine maruz kalan çocuklar kurtarılmalıdır.</p>
<blockquote><p>Sadece büyük yerlerde değil küçük ve unutulmuş bölgeler de bu durum oldukça yaygın ve halk bilinçli değil. Bu konuda da çalışmalar yapılabilir.</p></blockquote>
<p><strong>Röportajımıza katılımınız ve paylaşımlarınız için teşekkür ederiz. *</strong></p>
<p>*Röportaj sahibinin isteği üzerine anonim olarak yayımlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇoÇoDer Röportaj Serisi- 1 : Büyüklerin Tasarladığı Bir Oyunda Oynamak</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-1/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elif Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jun 2022 05:00:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=9795</guid>

					<description><![CDATA[Çorapsız Çocuklar Derneği Blog Ekibi olarak yeni bir seriye başlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. &#8220;ÇoÇoDer Röportaj Serisi&#8221; başlığı altında uzmanlar, gönüllüler ve birçok farklı kişiyle çocuk işçiliğine dair paylaştığımız duyguları ve bilgileri size de blog üzerinden iletiyor olacağız. Serinin ilk röportajlarını bizim için oldukça önemli bir tarih olan &#8220;12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü&#8221; için &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-1/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">ÇoÇoDer Röportaj Serisi- 1 : Büyüklerin Tasarladığı Bir Oyunda Oynamak</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çorapsız Çocuklar Derneği Blog Ekibi olarak yeni bir seriye başlamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. &#8220;ÇoÇoDer Röportaj Serisi&#8221; başlığı altında uzmanlar, gönüllüler ve birçok farklı kişiyle çocuk işçiliğine dair paylaştığımız duyguları ve bilgileri size de blog üzerinden iletiyor olacağız.</p>
<p>Serinin ilk röportajlarını bizim için oldukça önemli bir tarih olan<span style="color: #000080;"> <a style="color: #000080;" href="https://cocoder.org.tr/12-haziran-dunya-cocuk-isciligiyle-mucadele-gunu/" target="_blank" rel="noopener"><strong>&#8220;12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü&#8221;</strong></a></span> için hazırladık. Bu önemli günde çocukluğunda çalışmak durumunda kalmış kişilerle röportaj yapmanın, onların hikayelerini sizlere aktarmanın daha anlamlı olacağını düşündük.</p>
<p>Herkese iyi okumalar dileriz.</p>
<p><strong>Merhaba, öncelikle biraz sizi tanımak isteriz. </strong></p>
<p>1992 yılında Batman&#8217;da bir köyde dünyaya geldim. Ailemin anlattıklarına göre,  kendi kendine yeten bir ekonomiye sahip iken köyü terk etmemiz gerekmiş ve Manisa’nın Salihli bölgesine yerleşmişiz. Burayı tercih etmelerindeki sebeplerin başında, köyde edindikleri tarımsal bilgiyi ve beden gücünü kullanarak hayatlarını devam ettirecek ekonomik kazanç sağlamakmış. Pamuk tarlalarında, üzüm bağlarında ve tavuk çiftliklerinde çalışmışlar. Buradan sonra İstanbul’a göç etmişler çünkü bulundukları yerde yaşam koşulları oldukça zormuş. Ben de okula burada başladım. İlkokul, ortaokul, lise ve hatta üniversiteyi İstanbul’da okudum. Şu anda mezunum ve iş arama sürecindeyim. Aynı zamanda akademik olarak hedeflerim var, bunları gerçekleştirmek için şartlarımı zorluyorum.</p>
<p><strong>Sizin için çocuk işçiliği nasıl başladı? Sizi çocuk işçiliğine yönelten nedenler hakkında bilgi verebilir misiniz?</strong></p>
<p>Hafızam beni yanıltmıyorsa, Fransız bir şairin: &#8220;Yaralarım benden önce de vardı, ben onları bedenimde taşımak için doğmuşum.&#8221; şeklinde bir söylemi vardı. <span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Sorduğunuz soruyu cevaplamadan önce aklıma bu söylem geldi çünkü benim işçiliğe başlamam benden önce açılmış bir yarayı üzerimde taşımam anlamına gelmekteydi. Üzerimde taşıdığım yara ise yoksulluk olarak tanımlanabilir.</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;"> İçinde bulunduğumuz süreçte de oldukça sert bir şekilde deneyimlediğimiz yoksulluk bir miras gibi ebeveynlerden çocuklarına kalıyor. Tabi aradan sıyrılanlar oluyor; mesela milyonlarca kişinin girdiği sınavda bir veya iki yoksul çocuk başarı gösterdiğinde televizyon ve yazılı basında günlerce yer ediniyor. Herkes gibi bizler de bunu görmekteyiz. Buradan da anlaşılacağı üzere, yoksul ve kültürel sermayesi bulunmayan bir ailede doğan çocuğun bu zinciri kırması oldukça zor. Aksi takdirde bu durum haber değeri taşımazdı diye düşünüyorum. Bu durumu özetleyen harika bir Jacques Prevert şiiri vardır:</span></p>
<blockquote><p>SARDALYECİ KADINLARIN TÜRKÜSÜ</p></blockquote>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Dönün bakalım dönün                                                                       </span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Ufacık kızlar</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Dönün fabrikanın etrafında</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Handiyse girersiniz siz de içeri</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Dönün bakalım dönün</span></p>
<p><span style="color: #454545; font-size: 16px; font-weight: 400;">Balıkçı kızları</span></p>
<p>Balıkçı yetimleri</p>
<p>Beşiğinizin etrafına dizilen</p>
<p>Melekler vardı ya hani</p>
<p>Belli fabrika sahibinden para yedikleri</p>
<p>Tutup alınyazınızı yazmışlar</p>
<p>Yazılacak birşey olsaydı bari</p>
<p>Siz yok yoksul yaşayacaksınız</p>
<p>Biçok da çocuğunuz olacak</p>
<p>Ama biçok çocuğunuz</p>
<p>Onlar da yok yoksul kalacak</p>
<p>Onların da biçok çocuğu olacak</p>
<p>Ama biçok çocuğu</p>
<p>Biçok çocuğu ama</p>
<p>Dönün bakalım, dönün</p>
<p>Ufacık kızlar.</p>
<p>Dönün fabrikanın etrafında</p>
<p>Handiyse girersiniz siz de içeri</p>
<p>Dönün bakalım dönün</p>
<p>Balıkçı kızları</p>
<p>Balıkçı yetimleri</p>
<p>Şiirde de çok güzel bir şekilde vurgulandığı gibi, etrafında döndüğüm tekstil atölyelerinde, seyyar satıcılık, ayakkabı boyacılığı, selpak satmak gibi çeşitli işlerde çalışmak zorunda kaldım. Bu çalışma ekonomik bir zorlama neticesinde oldu. Yani yoksulluk, çocuk işçi olarak çalışmama neden oldu.</p>
<p><strong>Bu süreçte karşınıza çıkan zorluklar nelerdi? Ailenizin ya da çevrenizdekilerin bu duruma karşı davranışları nasıldı? Rahatsız hissettiğiniz durumlar ya da davranışlarla karşılaştınız mı?</strong></p>
<p>İnsan da birçok canlı türü gibi hayatı oyun oynayarak, oyunlar kurgulayarak öğrenen bir canlıdır. Bir çocuğun  oynaması gereken döneminde yaşıtları ile oyun oynayamaması üzerinde durulması gereken bir noktadır.</p>
<blockquote><p>Çocuğun kurgulaması gereken oyun dışında; kurgunun öznesi olması ve büyüklerin tasarladığı bir &#8220;oyunda&#8221; oynamak kuşkusuz eksik yaşanmış bir hayat anlamına gelir.</p></blockquote>
<p>Dolayısıyla çalıştırılan çocuk veya çalıştırılmak zorunda bırakılmış, büyüklerin kurguladığı oyunun acımasızlığına da dâhil olmuş olur. Ben de bu zorlukları yaşadım. Bir kısmı travma olarak benimle beraberdir.</p>
<p>Bunların birinden bahsetmem gerekirse, lise okuduğum zamanlarda yaptığım çeşitli işlerden birisi olan inşaat işçiliğidir. İnşaatın 3. katından dengemi kaybederek düştüğümde şunları duymuştum: &#8220;Şunun sigorta girişini yapın da başımıza bela olmasın.&#8221; Bunu söyleyen patronumdu ve söylediği kişi de ustamdı. O gün sigorta girişim yapıldı ki başlarına bela olmayayım. İnşaattan düşmem yetmezmiş gibi bu söylem de psikolojik olarak hasara uğramama sebep oldu.</p>
<p>Bunun dışında zabıtalar, diğer seyyar satıcıları… Bunların hepsi zorluk olarak karşıma çıkıyordu. Bedenimin yorulmasından, sınıf arkadaşlarımı gördüğümde yaşadığım utanma duygusundan ve nicelerinden bahsetmiyorum bile.</p>
<p><strong>Çocuk işçi olduğunuz dönemde hoşnut olduğunuz bir durum oldu mu? Bu dönemde kurduğunuz hayaller nelerdi?</strong></p>
<p>Yaşıtlarım ile beraber çalıştığımızda, yaptığımız işi oyuna dönüştürüyorduk. Bu, bu denli olumsuz bir durumu biraz daha katlanılır kılmaya yarıyordu.  Çocukken kurduğum hayaller arasında Adidas’ın &#8220;süperstar&#8221; ayakkabısına ve Timberland’ın sarı botlarına sahip olmak vardı.</p>
<p>Bununla beraber İstanbul Üniversitesi’nde okumak gibi bir hayalim de vardı. Ayakkabıları alamadım ama istediğim üniversiteden mezun oldum.</p>
<p><strong> </strong><strong>Çocuk işçiliği yaptığınız dönem ne kadar sürdü? </strong></p>
<p>Çocuk işçiliğim, büyük işçi olana kadar sürdü. Çocukken parçalı işler yaptığımı belirtmiştim. Bazen ara verdiğim oluyordu ama bu aralarım genelde çok uzun sürmüyordu.</p>
<p><strong>Hayatınızda hangi noktada &#8220;</strong><strong>B</strong><strong>en çocuk işçiyim.&#8221;</strong><strong> dediniz? </strong></p>
<p>Çocuk işçi kavramından ziyade çalışmak zorunda olan çocuk veya çalıştırılan çocuk kavramlarını kullanmak daha doğru olabilir diye düşünüyorum. O dönem bir akvaryumda yaşıyordum ve akvaryumda yaşayan kişi akvaryumda yaşadığını bilemeyebilir. Akvaryumun dışından yani çocukluğumun dışına çıkarak baktığım da  &#8220;Ben çocukken de işçiymişim.&#8221; diyorum.</p>
<p><strong>Şimdi bu alanda mücadele eden bir STK olarak bize önerileriniz nelerdir? O zamanlarda var olsaydık bizden neler yapmamızı isterdiniz?</strong></p>
<p>Bu alanda çalışan, emek sarf eden tüm kişi ve kuruluşlar önemli bir teşekkürü hak ediyor. Bununla beraber, bu kurumların kavramları doğru kullanmaya dikkat etmeleri gerekiyor. Örneğin çocuk işçi kavramı çocuğun bir iradesi varmış gibi bir algı yaratabilir. Bunun yerine çalışmak zorunda bırakılmış çocuk veya çalıştırılan çocuk gibi kavramlar sorunu daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.</p>
<p>Bir başka önerim ise, çalıştırılan çocuklar meselesini ekonomik durumdan bağımsız değerlendirmemeleri gerektiğidir. Çocuk emeğinin sömürüsü bir sonuç olarak ve konu bağlamından koparılmadan, bütüncül bir şekilde değerlendirilmelidir.</p>
<p><strong>Röportajımıza katılımınız ve paylaşımlarınız için teşekkür ederiz. *</strong></p>
<p>*Röportaj sahibinin isteği üzerine anonim olarak yayımlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/cocoder-roportaj-serisi-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsviçre&#8217;nin Karanlık Geçmişi VERDİNGKİNDER</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/isvicrenin-karanlik-gecmisi-verdingkinder/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/isvicrenin-karanlik-gecmisi-verdingkinder/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Akide Elif Öğmen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 May 2022 11:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Emeği]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sözleşmeli Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Verdingkinder]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=9685</guid>

					<description><![CDATA[      Aslında çoğumuzun Heidi çizgi filmi sayesinde şahit olduğu bir kavram Verdingkinder. Verdingkinder yani, &#8220;Sözleşmeli çocuk&#8221; denilen ve çıplak ayaklı olmalarıyla tanınan bu çocuklar, İsviçre’de yürütülen uygulamalar yüzünden 1960’lı yılların sonlarına kadar çalıştırılmıştır. Sözleşmeli çocuk işçi çalıştırma uygulamasının 1789’da alınan fabrikalarda 14 yaşın altındaki çocukların çalıştırılmasının yasaklanması kararı yüzünden önünün açıldığı düşünülmektedir. Artık &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/isvicrenin-karanlik-gecmisi-verdingkinder/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">İsviçre&#8217;nin Karanlık Geçmişi VERDİNGKİNDER</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img decoding="async" src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSfY1KkfTaYNi0mei9pvssqXugrcnmnSx8FHEltxhcIGDMSVXV0iOr-5reIbC7yDGnEzhY&amp;usqp=CAU" />    <img decoding="async" src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTp9ho1Fi6OnyNnmgzr1ri0tXgrjnPbF_7RyPmLmgCMo2_PBNVxno_caiDmNguiovFK9dM&amp;usqp=CAU" alt="LOBİCİLİK VE İSVİÇRE'NİN SÖZLEŞMELİ ÇOCUKLARI: VERDİNGKİNDER" />  <img decoding="async" src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTw9iwGxVseDLrn7dnnztR8fQ_SaI87Xy6rl51mpoSnROsWhyYjJHsNinVxwNgK7U1i8z4&amp;usqp=CAU" alt="LOBİCİLİK VE İSVİÇRE'NİN SÖZLEŞMELİ ÇOCUKLARI: VERDİNGKİNDER" /></p>
<p>Aslında çoğumuzun Heidi çizgi filmi sayesinde şahit olduğu bir kavram <strong>Verdingkinder.</strong> Verdingkinder yani, <strong>&#8220;Sözleşmeli çocuk&#8221;</strong> denilen ve <strong>çıplak ayaklı olmalarıyla tanınan</strong> bu çocuklar, İsviçre’de yürütülen uygulamalar yüzünden 1960’lı yılların sonlarına kadar çalıştırılmıştır.</p>
<p>Sözleşmeli çocuk işçi çalıştırma uygulamasının 1789’da alınan fabrikalarda <strong>14 yaşın altındaki çocukların</strong> çalıştırılmasının yasaklanması kararı yüzünden önünün açıldığı düşünülmektedir. Artık fabrikalarda çalıştırılamayan çocuklar, belli ücretler karşılığında mülk sahibi çiftçilere satılmaktadır. Kilise ve Çiftçiler Birliği organizasyonun yürütücüsü niteliğinde olmuştur.</p>
<p>Sözleşmeli çocuk işçilerin çoğu<strong> ortak geçmişlere ve özelliklere</strong> sahiptir. <span style="color: #000080;"><strong><a style="color: #000080;" href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/304421" target="_blank" rel="noopener">Bu nitelikleri Türkkol şu şekilde özetlemiştir</a>:</strong></span></p>
<ol>
<li>Boşanan ailelerin çocukları olmaları.</li>
<li>Yoksul ailelerin çocukları olmaları.</li>
<li>Yetim veya öksüz çocuklar olmaları.</li>
<li>Anne veya babası cezaevine girmiş çocuklar olmaları.</li>
<li>Suç işlemiş çocuklar olmaları.</li>
</ol>
<p>Toplum tarafından dışlanan bu çocukların kilise önderliğinde evlere yerleştirilmesi halk tarafından vicdani bir yardım olarak görülmüş hatta çocuklara <strong>“Kurtarılmış çocuklar”</strong> niteliğinde bakılmıştır. Uygulamayı kilise yürüttüğü için de çocukların bu şekilde çalıştırılması uzun yıllar sorgulanmamış, tartışmaya açılsa dahi din uygulamalarına karşı bir eylemmiş gibi görülmüştür.</p>
<p>Din adı altında olsa dahi bu çocuklar çok zor şartlarda yaşamışlardır.<strong> Küçük yaşta ailesinden koparılan bu çocuklar</strong>, tanımadıkları insanların evlerine yerleştirilmiş hatta çoğu yerleştirildikleri evin içinde değil ahır, samanlık gibi yerlerde yaşamışlardır.</p>
<p>Ev sahipleri çocuklar üzerinde hakları olduğunu iddia etmiş, <strong>cinsel istismar dâhil</strong> türlü kötü muamelelere maruz bırakmıştır. Fazlasıyla iş gücü isteyen işleri yapan bu çocuklara yatak bile çok görülmüş, çocukluklarını yaşayamamışlardır.</p>
<p>1960&#8217;ların sonunda uygulamanın son verildiği bilinse de, etkileri hâlâ devam etmektedir.</p>
<blockquote><p>Walter Steck, “Burada dar bir yol vardı. Yukarı doğru çıkardı ve tepeden tren istasyonu gözükürdü. Biz çocuklar yukarı çıkıp, ailelerimiz geliyor mu diye bakardık. Tabii ki bende. Benim annem babam hiç gelmezdi. Evet bu çok acıydı” ifadelerini kullanıyor (DW,2016).</p></blockquote>
<p>Daha sonraki yıllarda kilise ve Çiftçiler Birliği&#8217;ne dava açılmış ama kilise ve Çiftçiler Birliği tazminat ödemeyi reddetmiştir. Konu ile ilgili araştırmalar da çok kısıtlı olup kilise araştırma yapılmasına destek vermemiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/isvicrenin-karanlik-gecmisi-verdingkinder/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk İşçiliği Nedenleri ve Küresel Dünyadaki Yeri</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/cocuk-isciligi-nedenleri-ve-kuresel-dunyadaki-yeri/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/cocuk-isciligi-nedenleri-ve-kuresel-dunyadaki-yeri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Büşra Yeşilyurt]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2022 11:30:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Emeği]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçi]]></category>
		<category><![CDATA[mevsimlik tarımda çocuk işçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi Devrimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=9571</guid>

					<description><![CDATA[Sanayi Devriminden bu yana dünya üzerinde pek çok değişim yaşandı. Dünya, fabrikalarla donatıldı. İnsanlar köylerini terk edip şehirlere taşındı. Tüketim günden güne artarken üretim için daha çok iş gücü gerekti. Böylece işçi sınıfı ortaya çıktı. Ortaya çıkan bu işçi sınıfında kullanılan çocuk emeği, göz ardı edilemeyecek kadar fazlaydı. Çocuklar, çok eski zamanlardan beri aileye yardım &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/cocuk-isciligi-nedenleri-ve-kuresel-dunyadaki-yeri/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">Çocuk İşçiliği Nedenleri ve Küresel Dünyadaki Yeri</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi Devriminden bu yana dünya üzerinde pek çok değişim yaşandı. Dünya, fabrikalarla donatıldı. İnsanlar köylerini terk edip şehirlere taşındı. Tüketim günden güne artarken <strong>üretim için daha çok iş gücü</strong> gerekti. Böylece işçi sınıfı ortaya çıktı. Ortaya çıkan bu işçi sınıfında kullanılan <strong>çocuk emeği</strong>, göz ardı edilemeyecek kadar fazlaydı.</p>
<p>Çocuklar, çok eski zamanlardan beri aileye yardım etmek için veya bir iş öğrenmek için çalıştırıyorlardı. Fakat bu durum sanayi devrimiyle beraber büyük bir oranda değişti. Artık çocuklar, bu ağır iş gücünün bir parçası haline geldiler. Çok cüzi fiyatlara uzun saatler boyunca çalıştırıldılar.</p>
<p>Günümüz de geçmişten pek farklı değil. Bugün bile sadece Türkiye’de <span style="color: #000080;"><strong><a style="color: #000080;" href="https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Child-Labour-Force-Survey-2019-33807" target="_blank" rel="noopener">720.000 çocuk işçi</a></strong></span> bulunmakta. Peki bu kadar çocuğun <strong>hayatlarının en önemli evrelerinde</strong> çalışmalarının sebepleri neler? Bu konuyu tam olarak ele alabilmemiz için iki konuya hâkim olmamız gereklidir. Bunlardan birincisi çocukların çalışmalarının asıl <a href="https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/9784" target="_blank" rel="noopener">nedenlerini</a> görebilmek, ikincisi ise işverenlerin neden<strong> çocuk emeğini</strong> kullandıklarını anlayabilmek.</p>
<hr />
<p><strong>Geleneksel Bakış Açısı:</strong><br />
Tarım toplumlarında ve özellikle yeni sanayileşen yerlerde insanlar <strong>çocuk istihdamını</strong> bir ihtiyaç olarak görmektedirler. Yukarıda da bahsettiğim gibi <strong>kırsal kesimlerde</strong> çocuk, ailesi için zaten ücretsiz bir şekilde çalışmaktadır. Aileler de çocuğun iş hayatına girmesinin, onun duygusal, toplumsal, fiziksel gelişimini olumsuz bir şekilde etkileyeceğinin farkında değillerdir. Ebeveynlere göre çocuğun<strong> aile yanında</strong> ücretsiz çalışmasıyla, herhangi bir yerde ücret alarak çalışmasının hiçbir farkı yoktur. Çocuktan gelen ücretin de aile bütçesine katkısı düşünüldüğünde ise çocuğun çalıştırılması desteklenmektedir.</p>
<p><strong>Yoksulluk:</strong><br />
Yoksulluk aslında en başta gelen sebeplerden biridir. Haneye; ailenin geçinebileceği, temel ihtiyaçlarının karşılanabileceği kadar para girmeyince çocuklar çareyi çalışmakta bulurlar. Verileri incelediğimizde de <strong>%56’lık bir çocuk işçi kesiminin</strong> ailenin ihtiyaçlarına katkı sağlamak amacıyla çalışmakta olduğu tespit edilmiştir.</p>
<p><strong>İşsizlik:</strong><br />
Evde yaşayan yetişkinlerin ve çocuğun ebeveynlerinin devamlı olarak, <strong>düzenli para getiren işlere sahip olmamaları</strong> da çocukların erken yaşta iş hayatına atılmasının sebeplerinden biridir.</p>
<p><strong>Çarpık Kentleşme:</strong><br />
Sanayileşmenin artmasıyla beraber kentlere büyük bir<strong> göç</strong> başlamış, şehirlerdeki insan sayısı büyük bir hızla artmıştır. Konut yetersizliği ve<strong> insanların barınma ihtiyacı</strong> ise çarpık kentleşmeyi oluşturmuştur. Çarpık kentleşme ise yetişkinlerin işsiz kalmalarında rol oynamıştır. Böylece çocuk istihdamı artmıştır.</p>
<p><strong>Nüfus:</strong><br />
Gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde gerçekleştirilen<strong> erken evlilikler</strong>,<strong> çok çocuklu aile yapıları</strong> da işsizliği etkiler. Düzensiz artan nüfus; çarpık kentleşmeyi, işsizliği, düzensiz gelir dağılımını beraberinde getirir. Düzensiz gelir dağılımları da tüm aile fertlerini çalışmaya zorlar. Bu aile fertlerinin içinde pek tabii ki çocuk da vardır.</p>
<p><strong>İşverenlerin Çocuk İşgücüne Olan Talebi:</strong><br />
Günümüzde birçok işveren <strong>çocuk emeğini sömürmektedir.</strong> Çocukları bir yetişkin ile karşılaştırdığımızda çok daha az ücrete tabi tutarak <strong>uzun saatler boyunca</strong> çalıştırabilmektedirler. Aynı zamanda aylık, mevsimlik çalışmayı meslek öğrenmenin doğal gereği olarak görüp onlara yapılan muameleleri kabullenmeleri; uysal, korunmasız, güvencesiz olmaları, haksızlığa karşı başkaldırmamaları nedeniyle bugün birçok işveren çocukları iş gücü olarak tercih etmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/cocuk-isciligi-nedenleri-ve-kuresel-dunyadaki-yeri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk İşçiliğinin Psikolojik Etkileri</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/cocuk-isciliginin-psikolojik-etkileri/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/cocuk-isciliginin-psikolojik-etkileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berra Emre]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jan 2022 11:30:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=9403</guid>

					<description><![CDATA[Var olduğu günden ölümüne kadar bir gelişim süreci içerisinde olan insan yaşamının en önemli evresi çocukluktur. Bu dönem yetişkinlik dönemini etkiler, sağlıklı bir ruhsal yapı ve benlik algısı geliştirir. Benlik gelişimi, bireyin çevresi ile olan ilişkisini algılama biçimine göre şekillenir. Çevresi ile ilişkisini sürdürürken çocuk, kendine ait yaşantıları benimsemeye ve kendi yaşam becerilerinden oluşan bir &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/cocuk-isciliginin-psikolojik-etkileri/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">Çocuk İşçiliğinin Psikolojik Etkileri</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Var olduğu günden ölümüne kadar bir gelişim süreci içerisinde olan insan yaşamının en önemli evresi çocukluktur. Bu dönem yetişkinlik dönemini etkiler, <strong>sağlıklı bir ruhsal yapı ve benlik algısı</strong> geliştirir. Benlik gelişimi, bireyin çevresi ile olan ilişkisini algılama biçimine göre şekillenir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çevresi ile ilişkisini sürdürürken çocuk, kendine ait yaşantıları benimsemeye ve kendi yaşam becerilerinden oluşan bir benlik geliştirmeye başlar. Bu süreçte<strong> aile, okul ve arkadaş ortamından oluşan sosyal çevrenin</strong> <strong>rolü</strong> önemlidir. Ailesi ile sevgi ve güvene dayanan bir ilişki içerisinde olan çocuk, sağlıklı gelişimi için gerekli olan temel ihtiyaçlarını karşılamaya başlar. Bu sevgi ve güven ortamı okul ve arkadaş ortamı ile desteklendiğinde sağlıklı gelişim kaçınılmaz olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aile, okul ve arkadaş ortamının birbirini etkilediğinden; gelişimin önemli birer parçası olduğundan bahsettik. Peki ya tam tersi olursa?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sağlıklı bir aile ortamı, erken çocukluk döneminde başlayan<strong> eğitim</strong>, başlayan <strong>eğitimle birlikte kurulan arkadaşlıklar</strong>… Maalesef ülkemizde birçok çocuk, gelişim süreçlerini sağlıklı bir şekilde sürdüremiyor. Ben burada küçük yaşta çalıştırılan çocuklardan bahsedeceğim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukluklarını sağlıklı bir şekilde yaşamalarını beklediğimiz çocuklarımızın <strong>azımsanmayacak bir kısmı</strong> erken yaşta çalışmaya zorlanmaktadır. Yaşadığı olumsuz koşullar nedeni ile çalışmaya yönlendirilen, <strong>zorla çalıştırılan çocuk</strong>, sağlıklı gelişimi için gerekli <strong>ebeveyn desteğinden, eğitimden, sosyal çevreden</strong> mahrum kalmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda bu olumsuz koşullar içerisinde, </span><span style="font-weight: 400;">ihtiyaç duyduğu güven ve sevgi ortamından uzaklaşması çocuğu<strong> ihmal ve istismara</strong> açık hale getirmektedir. Bu travmatik yaşantılar depresyon gibi ruhsal sorunların artmasına neden olmaktadır. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Depresyon, sürekli bir üzüntü hali ile devam eden <strong>duygudurum bozukluğudur</strong>. Sanılanın aksine anlık bir zayıflık veya sadece bir keyifsizlik hali değildir. İnsan yaşamını olumsuz etkileyen, yaşama olumsuz bakması ile gelişen, işlevselliğini yitirmesine sebep olan bir hastalıktır.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Hayata olumsuz bakan, işlevselliğini yitiren, <strong>eğitim hayatı elinden alınmış</strong> yani hayatı elinden alınmış bir çocuktan ne bekleyebiliriz? Başarılı bir iş hayatı mı? İyi bir gelecek mi? Sağlıklı insan ilişkileri mi? Böyle düşününce size de imkansız geldi farkındayım. Peki ya bahsettiğimiz, <strong>hayatları ellerinden alınmış çocuklarımızın</strong> bizden bekledikleri?</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Çocuklarımız bizden bir gelecek bekliyor sevgili okur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplumsal bir sorun olan <strong>“Çalıştırılan çocuk”</strong> olgusunun ortadan kaldırılması ilk hedefimiz olmalıdır. Çocuklarımızın eğitimi konusunda toplumun bilinçlendirilmesine yönelik farkındalık çalışmaları yapılmalıdır. </span></p>
<p>Çocuklarımızın sokaklarda çalıştırıldığı değil de sıcak yuvalarında büyüdükleri, sağlıklı gelişimlerini sürdürdükleri güzel yarınlara&#8230;</p>
<p><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">       </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/cocuk-isciliginin-psikolojik-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk İşçiliğiyle Mücadele ve ILO Sözleşmeleri</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/cocuk-isciligiyle-mucadele-ve-ilo-sozlesmeleri/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/cocuk-isciligiyle-mucadele-ve-ilo-sozlesmeleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Yeşim Deniz Habibi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2021 11:30:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[ILO]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Çalışma Örgütü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=9005</guid>

					<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler’in bir ihtisas kuruluşu olan ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) nezdinde imzalanan çocuk işçiliği ile mücadele alanındaki iki ILO Sözleşmesi&#8217;ne  Türkiye de taraftır. Bu sebeple Türkiye’nin söz konusu ILO Sözleşmeleri’ndeki yükümlülüklere uyma zorunluluğu bulunmaktadır. Bu ILO Sözleşmeleri’nden 138 No’lu Asgari Yaş Sözleşmesi ve 182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/cocuk-isciligiyle-mucadele-ve-ilo-sozlesmeleri/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">Çocuk İşçiliğiyle Mücadele ve ILO Sözleşmeleri</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler’in bir ihtisas kuruluşu olan<a href="https://www.ilo.org/ankara/about-us/lang--tr/index.htm" target="_blank" rel="noopener"><strong> ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) </strong></a>nezdinde imzalanan çocuk işçiliği ile mücadele alanındaki iki <strong><a href="https://www.ilo.org/ankara/conventions-ratified-by-turkey/lang--tr/index.htm" target="_blank" rel="noopener">ILO Sözleşmesi&#8217;ne</a></strong>  Türkiye de taraftır. Bu sebeple Türkiye’nin söz konusu ILO Sözleşmeleri’ndeki yükümlülüklere uyma zorunluluğu bulunmaktadır.</p>
<p>Bu ILO Sözleşmeleri’nden <strong><a href="https://www.ilo.org/ankara/conventions-ratified-by-turkey/WCMS_377287/lang--tr/index.htm" target="_blank" rel="noopener">138 No’lu Asgari Yaş Sözleşmesi</a></strong> ve <strong><a href="https://www.ilo.org/ankara/conventions-ratified-by-turkey/WCMS_377311/lang--tr/index.htm" target="_blank" rel="noopener">182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi</a></strong> çocuk işçiliğiyle mücadele alanında altı çizilmesi gereken ILO Sözleşmeleri niteliğinde.</p>
<p><strong>138 No’lu Asgari Yaş Sözleşmesi</strong>’nin &#8220;Giriş&#8221; kısmında çocukların çalıştırılmasına tamamen son vermenin amaçlandığı belirtiliyor. Bu amaç, çocuk işçiliğiyle mücadele açısından çok değerli nitekim ilgili ILO Sözleşmesi’nin hükümleri bu hedef ışığında okunmalı.</p>
<blockquote><p>İlgili ILO Sözleşmesi’nin birinci maddesinde de Türkiye dahil taraf devletlerin her birinde çocuk işçiliğini etkin şekilde ortadan kaldırmaya yönelik ulusal politika izlenmesi gerektiği ifade ediliyor.</p></blockquote>
<p>Yine bu ILO Sözleşmesi’nin ikinci maddesinin birinci fıkrasında, Türkiye de dahil taraf devletlerin istihdama ve çalışmaya kabul için asgari yaş sınırını belirleyecekleri dile getiriliyor. Üçüncü fıkraya göre de bu belirlenen asgari yaş sınırının kural olarak on beş yaşın altında olmayacağı vurgulanıyor.</p>
<blockquote><p>182 No’lu En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi’nin birinci maddesine göre ise taraf devletler en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliğinin yasaklanması ve ortadan kaldırılması için ivedi ve etkin önlemleri almakla mükellef.</p></blockquote>
<p>İlgili ILO Sözleşmesi’nin ikinci maddesi çerçevesinde yine ilgili ILO Sözleşmesi’nin amaçları bakımından &#8220;çocuk&#8221; terimi 18 yaşın altındakiler için geçerlidir. <strong>182 No&#8217;lu Sözleşme</strong>&#8216;nin üçüncü maddesinde ise <strong>&#8220;en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliği&#8221;</strong> ifadesine açıklık getirilmektedir. Bu maddenin son fıkrası uyarınca diğer fıkralarda belirtilen durumların yanı sıra <strong>&#8220;en kötü biçimlerdeki çocuk işçiliği&#8221;</strong>; &#8220;doğası veya gerçekleştirildiği koşullar itibariyle çocukların sağlık, güvenlik veya ahlaki gelişimleri açısından zararlı olan işi kapsar&#8221;.</p>
<p>Bu çerçevede, çocuk işçiliği ile mücadeleyi merkezine alan bu ILO Sözleşmeleri&#8217;nin getirdiği yükümlülüklere uymanın kilit niteliğindeki önemi her zaman hatırlanmalı. Bunun yanında çocuk işçiliğiyle mücadelenin ancak uygulamada atılacak etkin adımlarla mümkün olacağı unutulmamalıdır.</p>
<p>Çocuklar geleceğimizdir, onların haklarına saygı duymalıyız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/cocuk-isciligiyle-mucadele-ve-ilo-sozlesmeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların Gözünden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ÇoÇoDer - Çorapsız Çocuklar Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2021 14:40:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk işçiliğiyle mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=8357</guid>

					<description><![CDATA[Aşağıda ailelerinin ekonomik durumu yetersiz olduğu için dezavantajlı sayılabilecek iki çocuğun 23 Nisan hakkında  düşündüklerine ve dileklerine ilişkin yazıları yer almaktadır. &#8220;23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. 23 Nisan’ı çok severim. Her zaman Nisan ayı geldiğinde onu beklerim. 23 Nisan’da okulumda çok güzel danslar yaparlar. 23 Nisan’ı annem de çok sever. 23 &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">Çocukların Gözünden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıda ailelerinin ekonomik durumu yetersiz olduğu için dezavantajlı sayılabilecek iki çocuğun <strong>23 Nisan</strong> hakkında  düşündüklerine ve dileklerine ilişkin yazıları yer almaktadır.</p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">&#8220;23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. 23 Nisan’ı çok severim. Her zaman Nisan ayı geldiğinde onu beklerim. 23 Nisan’da okulumda çok güzel danslar yaparlar. 23 Nisan’ı annem de çok sever. 23 Nisan’ın gitmesini asla istemem çünkü Atam bu bayramı bize armağan etti. 23 Nisan’da bir şey dilemek istesem bir tavşanımın olmasını dilerdim.&#8221;</p>
<p style="text-align: right;">11 yaş, erkek.</p>
</blockquote>
<blockquote><p>&#8220;23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı kutlu olsun. Bu yıl çocukların eğlenmesini isterdim. Umarım bayram çok güzel geçer. Bir hediye hakkım olsaydı bir Barbie isterdim. Bu bayramı çok severim.&#8221;</p>
<p style="text-align: right;">10 yaş, kız.</p>
</blockquote>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-8358 size-full" src="https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-1-optimized.jpg" alt="Çocukların Gözünden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" width="750" height="1334" srcset="https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-1-optimized.jpg 750w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-1-169x300-optimized.jpg 169w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-1-576x1024-optimized.jpg 576w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-8361 size-full" src="https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-2-optimized.jpg" alt="Çocukların Gözünden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" width="750" height="1334" srcset="https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-2-optimized.jpg 750w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-2-169x300-optimized.jpg 169w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-2-576x1024-optimized.jpg 576w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/cocuklarin-gozunden-23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>23 Nisan Çocuk Bayramını Evlerimizde Kutlayalım</title>
		<link>https://cocoder.org.tr/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim/</link>
					<comments>https://cocoder.org.tr/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[ÇoÇoDer - Çorapsız Çocuklar Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2021 13:55:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://cocoder.org.tr/?p=8338</guid>

					<description><![CDATA[Bu yıl pandemi sebebiyle 23 Nisan’da da hepimiz evlerimizdeyiz. Biz büyüklerin her anlamda oldukça zorlandığı bu dönemde çocukların da sosyal ve fiziksel gelişimlerinin olumsuz etkilendiğini söylemek yanlış olmaz. 23 Nisan’da onlarla evde de olsa kaliteli vakit geçirmek, onlara bugünü anlatmak, yaşatmak ve sevdirmekte görev biz büyüklere düşüyor. Bu yazımızda çocuklarla birlikte; onları harekete geçirmek ve &#8230; <br /><a href="https://cocoder.org.tr/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim/" class="more-link">Continue reading <span class="screen-reader-text">23 Nisan Çocuk Bayramını Evlerimizde Kutlayalım</span></a>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl pandemi sebebiyle <strong>23 Nisan’da</strong> da hepimiz evlerimizdeyiz. Biz büyüklerin her anlamda oldukça zorlandığı bu dönemde çocukların da sosyal ve fiziksel gelişimlerinin olumsuz etkilendiğini söylemek yanlış olmaz.</p>
<p><strong> 23 Nisan’da</strong> onlarla evde de olsa kaliteli vakit geçirmek, onlara bugünü anlatmak, yaşatmak ve sevdirmekte görev biz büyüklere düşüyor. Bu yazımızda çocuklarla birlikte; onları harekete geçirmek ve eğlendirmek için yapabileceğimiz altı etkinliği* sizler için sıraladık:</p>
<h2>Balon Tenisi</h2>
<p>Evdeki malzemelerle hazırlayabileceğiniz raketlerle balon tenisi, çocukların evde de hareket etmesini sağlayacak güzel bir aktivite olabilir. Yapmanız gerekenler sadece köpük tabaklara veya kalın mukavva kartona bir kalem ya da çubuğu sabitlemek ve balonu şişirmek. Sonrasında balon hazırlanan raketlerle yere düşürülmeden karşı tarafa atılmaya çalışılır. Unutmayın balonu yere düşüren oyunu kaybeder!</p>
<h2>Hoparlör Yapma Etkinliği</h2>
<p>Bayramı coşkuyla bir arada kutladığımız günlerdeki gibi müziği son ses açıp dans etmek her çocuğu mutlu eder. Evde de kendi hoparlörünüzü yapabilmeniz için gerekli malzemeler şöyledir: bir adet tuvalet kağıdı rulosu, iki adet karton bardak, yapıştırıcı ve makas. Rulo orta kısmından Telefon girebilecek şekilde kesilir.</p>
<p>Daha sonra bardaklara da rulonun her iki tarafına takılacak şekilde rulonun çapı kadar yuvarlaklar açılır. Son olarak bardaklar ruloya yapıştırıcı yardımıyla sabitlenir. Artık yapmamız gereken telefonu el yapımı hoparlöre yerleştirmek ve dans etmek!</p>
<h2>Kör Ressam Oyunu</h2>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-8343 size-full" src="https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-optimized.jpg" alt="23 Nisan Çocuk Bayramını Evlerimizde Kutlayalım" width="1200" height="675" srcset="https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-optimized.jpg 1200w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-300x169-optimized.jpg 300w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-1024x576-optimized.jpg 1024w, https://cocoder.org.tr/wp-content/uploads/2021/04/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim-1-768x432-optimized.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>İhtiyacınız olan malzemeler: kağıt, kalem ve gözleri bağlamak için bir bez. Oyunumuzda bir kişi gözleri bağlı şekilde önünde bir kağıt ve kalemle oturur. Diğer kişi ise ona kağıtta aklından tuttuğu bir nesne, hayvan ya da aklına gelen bir cismi çizdirir. Kör ressam, bu resmin ne olduğunu tahmin etmeye çalışır.</p>
<h2>Temizliğin Gücü Deneyi</h2>
<p>Bilime meraklı minikler için çok basit malzemelerle hem onları şaşırtacak hem de temizlik konusunda farkındalık kazandıracak bir deneye de listemizde yer verdik. Bunun için bir kaba su doldurulur ve tüm yüzeyini kaplayacak şekilde karabiber ilave edilir. Parmağa bir miktar sabun alınır ve karabiberli yüzeye dokundurulur. Dokunduğunuz yüzeyde bulunan karabiberlerin kenarlara kaçıştığını göreceksiniz.</p>
<h2>Sıcak-Soğuk Oyunu</h2>
<p>Hepimizin bildiği hiç eskimeyen oyunlardan biri olan “Sıcak-Soğuk” da çocuklar için güzel bir alternatif olabilir. Saklanabilecek küçük bir nesne seçilir ve oyunculardan biri ebe olur. Oyuncular arasından bir ebe seçilir. Saklamak için bir nesne seçilir. Ebe oyun alanının dışına çıkarılıp geride kalanlarla birlikte bu nesne saklanır.</p>
<p>Ebenin görevi bu nesneyi bulmaktır. Ebeyi, diğer çocuklar nesneye yaklaştığında “sıcak” nesneden uzaklaştığında ise “soğuk” diyerek yönlendirirler. Ebe nesneyi bulunca kendi istediği birisini ebe seçer. Ebeye süre verilerek ya da nesnelerin sayısı artırılarak oyun çeşitlendirilebilir.</p>
<h2>&#8220;İçinde ne var?&#8221; Oyunu</h2>
<p>Son oyunumuzda, nesneleri tahmin edecek kişinin gözleri kapatılır. Birkaç kabın içine birbirinden farklı nesneler (meyve, sebze, eşya, elle yoklanabilecek yiyecekler vb.) yerleştirilir. Daha sonra gözleri kapalı oyuncu, bu nesneleri dokunarak ya da koklayarak tahmin etmeye çalışır.</p>
<p>*Küçükçekmece Belediyesi &#8220;Evde Çocuklarla Yapılacak Eğlenceli 100 Etkinlik&#8221; <span style="color: #000080;"><strong><a style="color: #000080;" href="https://kucukcekmece.istanbul/Content/dosya/31298/etkinlik-gorselleri-68428-1133371.pdf" target="_blank" rel="noopener">listesinden</a> </strong></span>esinlenilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://cocoder.org.tr/23-nisan-cocuk-bayramini-evlerimizde-kutlayalim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
