Çocuk Emeğinin İktisadi Görünümü

Çocuk Emeğinin İktisadi Görünümü

0 Yorum

İktisat bireylerin sonsuz ihtiyaçlarının sınırlı kaynaklarla karşılanma çabasıdır. Bu ihtiyaçları karşılarken alabilecekleri en yüksek faydayı gözetirler. Kimse karşılıksız bir şekilde emeğini, malını vermek istemez.

Alabileceği en yüksek değeri talep eder karşılığında. Verdiği paradan faiz alır, emeğini en iyi fiyata satmaya çalışır. Tabii alıcı her zaman verebileceği en düşük değeri verir ki aldığı malın ya da emeğin fazlası kendisinin cebini doldursun. Bu arz ve talep noktaları nerede kesişirse orada ticaret gerçekleşir. Ticaret diyorum çünkü bizler emeğimizi satıyoruz, iş verenler emeklerimizi satın alıyor ya da sömürüyorlar.

İş verenlerin daha uygun fiyatla işçi çalıştırmasının en kolay yolu da çocuklardan geçiyor. Ucuza mal ettikleri işgücü onların daha fazla kar elde etmelerine ve dolayısıyla çocukları daha fazla çalıştırmaya, emeklerini sömürmeye götürüyor.

Yalnızca işverenler değil, yoksulluğun acı acı titrettiği evlerde çocuklarını okula göndermenin maliyeti giderek katlandığından aile, çocuklarını işe göndermeyi tercih ediyor. Maalesef yalnızca okul kitabı verip okulları ücretsiz yaparak bu sorumluluğu onlardan alamıyoruz.

Defter, kalem, okul kıyafeti, beslenme gibi ihtiyaçlar ailelerin belini büküyor. Bu noktada ülkemizde bazı belediyelerin çocuklara destek verdiğini unutmamak gerek. Tabii çocuk okula gidebiliyorsa.

Seçim değil zorunluluk olan yoksulluk, çocukların düzgün bir eğitim almamasıyla katlanarak artıyor ve aşılamayacak bir duvar haline geliyor. Bu eşikten geçemeyenler dünyaya aynı ve belki de daha zorlu koşullarda yaşayacak çocuklar dünyaya getiriyor ve bu sürüp gidiyor.
Kayıt-dışı, merdiven altı işyerlerinde sağlıksız koşullarda çalışmak zorunda kalıyorlar.

Yetersiz beslenme ile büyümeleri için gerekli besini alamıyor, soludukları pis hava ciğerlerini mahvediyor. Tarımda ülke içi-göç ile hayatlarını sürdüren ailelerin çocukları ise dönemin bir kısmında okuldan mahrum kalıyor ve çalışmaktan başka çareleri olmuyor.

Belki de sormamız gereken soru arzın mı talebi doğurduğu, yoksa talebin mi arza sebep olduğu. Aileler gerçekten güçleri yetmediği için mi çocukları işe gönderiyor yoksa bu daha derin bir sosyolojik problem mi?

Sebebi her ne olursa olsun yoksulluğun arkasındaki sebepler çözüme kavuşur, çocuklu aileler desteklenirse geleceğimizin ellerinde olduğu çocuklar bizlere, bizden sonraki nesillere daha umutlu ve daha aydınlık bir gelecek bırakabilir.

+ yazı

Funda Başak Yılmaz. 24 yaşında ve İstanbul’da yaşıyor. İstanbul Üniversitesi Çalışma Ekonomisi bölümünde yüksek lisans öğrencisi. 2013 yılından beri çocuk refahı ile ilgili çalışmalar yapan çeşitli dernek ve vakıflarda gönüllülük yapmakta.

Funda Başak Yılmaz

Funda Başak Yılmaz. 24 yaşında ve İstanbul’da yaşıyor. İstanbul Üniversitesi Çalışma Ekonomisi bölümünde yüksek lisans öğrencisi. 2013 yılından beri çocuk refahı ile ilgili çalışmalar yapan çeşitli dernek ve vakıflarda gönüllülük yapmakta.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır.